---
title: "Rastgelelik Pusulası: Kusurlu Fotoğrafların Altın Saatleri"
description: "Boğaz’ın buharları gibi ağırlaşan bir öğleden sonrası. Önümde, renklerin birbirine meydan okuduğu birkaç kare var. Filtrelerden geçmemişler; yani, benim o…"
date: 2026-11-04T08:37:37Z
updated: 2026-11-04T08:37:37Z
author: "Leyla Sancar"
site: "Mürekkep İzleri Üzerine"
language: "tr"
tags: ["rastgelelik", "gözlem", "anlık", "istanbul"]
url: "https://geceninvekalemi.nasilalinir.com/rastgelelik-pusulasi-kusurlu-fotograflarin-altin-saatleri"
---

# Rastgelelik Pusulası: Kusurlu Fotoğrafların Altın Saatleri

Boğaz’ın buharları gibi ağırlaşan bir öğleden sonrası. Önümde, renklerin birbirine meydan okuduğu birkaç kare var. Filtrelerden geçmemişler; yani, benim o aradığım kusursuz kompozisyonun değil. Her biri, sanki bir bilinmezliğin eşiğinden düşmüş gibi duruyorlar. Ve tam da bu, üzerine düşünecek olduğum şeyin kendisi: Rastgele olanın güzelliği.

Bazen yaratıcılık dediğimiz şey, kurgulanmış bir senfoniden çok, eski bir plağın başında duyulan cızırtı gibidir. O cızırtı, tamamen kontrolümüz dışında gelişen bir ses katmanıdır; beklenmedik, istenmeyen ama yine de dinlenmeye değer kılavuz bir sestir. Benim gibi görsel ritimleri yakalamaya çalışan biri için, bu durum sanki mükemmel bir kadrajın ötesindeki o beklenmedik ışık huzmesini bulmakla eşdeğer.

## Kontrolün Bırakıldığı Anlar

Biz sanatçılar, tasarımcılar ya da bu şehrin melankolisini her kareye sığdırmaya çalışan ruhlar olarak, sürekli bir düzen arayışındayız. Her şeyin bir nedeni olmalı, her çizginin gerilimi hesaplanmış olmalı. Bu kontrol arzusu çoğu zaman bizi en güzel anlardan uzaklaştırır. Oysa hayat, özellikle bu şehrin karmaşık dokusu içinde, bazen en parlak nüanslarını tamamen kontrol dışı bıraktığında ortaya çıkarıyor.

Yeni başlayanlara, bu "tesadüfi kareyi" bulmayı öğrenmek isteyenlere sesleniyorum. Eğer siz de her çektiğiniz karenin mükemmel olmasını bekleyen o sabırsız ruhlardan biriyseniz, size şunu söylemek isterim: **Beklentiyi serbest bırakın.**

Bu bir teknik değil, bu bir felsefe meselesi. Bir sonraki yürüyüşünüzde, acele etmeyin. Gözlerinizi bir hedefe kilitlemek yerine, sadece *var olmaya* izin verin. Bir köpek koşarak geçtiğinde, bir yağmur damlası kaldırım taşında beklenmedik bir yansıma yarattığında veya güneşte göz kırpan toz zerrecikleri olduğunda... işte o anlar, sizin en sadık öğrencilerinizdir.

## Kusurun Anatomisiyle Tanışmak

Benim için bu kareler, "yanlış" kompozisyonlar değil; onlar, henüz tamamlanmamış bir şiirin ilk nefesidir. Onların ham haliyle sergilenmesi, izleyiciye de bir diyalog başlatma cesareti verir. Sanki ben demişim ki: "Bakın, bunlar kusursuz değil; ama bu kusurlar, sizin gözünüzde neye dönüşebilir?"

Bu bilinmezliği kucaklamak; o tuhaf, neden buradayım diye sorulan fotoğrafın ardından gelen "ama yine de durdum" hissini kabul etmektir. Bu, bilinçli bir teslimiyettir.

Yaşanan bu küçük oyunun en büyük kazancı da budur sanırım: Sabır. O rastgele gelişen anları, filtrelemenin ilk aşamasına koyduğunuzda bile, o sahnenin kendisi size en değerli bilgiyi vermiştir. Önümüzdeki plaklarınızı ya da bu karelerinizi inceleyin; belki de en derin yankıyı, en beklenmedik gürültüde bulacaksınız.

Ve sonra o kahve kokusuyla, tüm bu kaosu yeniden dingin bir anlatıya dönüştürme macerası başlar.
